Uyku Çeşitleri
Modül Temel Bilgileri
Modül (Alt Konu)
Amaç
• Hangi zamanlarda uyumanın Sünnet-i Seniyye’ye uygun olduğunu ve faydalarını kavrar.
Yöntem ve Teknik-Etkinlik
• Anı Yazma: Öğrencinin konuya uygun kavramları kullanarak kendi yaşantısından veya şahit olduğu bir olaydan kesitler kaleme almasıdır. Yanlış zamanda uykunun (kerahat vakti) günlük verimlilik üzerindeki olumsuz etkilerini fark ettirmek amaçlanır.
Materyal ve Teknoloji
İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci
- Giriş
- Ders, uykunun sadece bir dinlenme değil; rızık ve ömür üzerinde etkileri olan üç farklı çeşidi olduğu anlatılarak başlar. Metindeki "sabah serinliğinin rızık hazırlığı zamanı olduğu" ve "ikindi vaktinin günün meyvesi olduğu" vurgulanır.
- Kişileştirme
- Tahtaya Gaylule, Feylule, Kaylule kavramları yazılır. Öğrenciler bu üç uyku türünden birini seçerek, metindeki bilgilere dayanarak kendilerini birinci ağızdan tanıtırlar:
- • Örnek 1: "Ben Gayluleyim. Güneş doğduktan sonra kerahat vakti bitene kadar ortaya çıkarım. Rızkın bereketini kaçırdığım için Sünnete aykırıyım."
- • Örnek 2: "Ben Kayluleyim. Duha vaktinden öğleden biraz sonraya kadar sürerim. Yarım saatim, gece uykusunun iki saatine bedeldir. Ömrü ve rızkı artırırım."
- Anı Yazma
- Öğrencilerden, uykunun günlük modları üzerindeki etkisine dair bir hatıralarını yazmaları istenir.
- • Özellikle ikindi sonrası (Feylule) uyuduklarında hissettikleri o "sersemlik" ve "günü yaşamamışlık" hissi veya sabah erken kalktıklarında (Gaylule'yi terk ettiklerinde) işlerindeki "bereket" üzerine yoğunlaşmaları söylenir.
- • Metindeki "iki adam rüyada saraya girer" misaliyle bağ kurularak, bu uykuların hayatın lezzetini nasıl noksanlaştırdığı anılar üzerinden tartışılır.
Ölçme ve Değerlendirme
İlişkili Metinler
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
Uyku üç nevidir:
Birincisi: Gaylûle’dir ki, fecirden sonra, tâ vakt-i kerahet bitinceye kadardır. Bu uyku, rızkın noksaniyetine ve bereketsizliğine hadisçe sebebiyet verdiği için hilâf-ı Sünnettir. Çünkü rızık için sa’y etmenin mukaddematını ihzar etmenin en münasip zamanı, serinlik vaktidir. Bu vakit geçtikten sonra bir rehavet ârız
olur. O günkü sa’ye ve dolayısıyla da rızka zarar verdiği gibi, bereketsizliğe de sebebiyet verdiği, çok tecrübelerle sabit olmuştur.
İkincisi: Feylûle’dir ki, ikindi namazından sonra, mağribe kadardır. Bu uyku ömrün noksaniyetine, yani, uykudan gelen sersemlik cihetiyle, o günkü ömrü nevmâlûd, yarı uyku kısacık bir şekil aldığından, maddî bir noksaniyet gösterdiği gibi, manevî cihetiyle de, o gün hayatının maddî ve manevî neticesi ekseriya ikindiden sonra tezahür ettiğinden, o vakti uykuyla geçirmek, o neticeyi görmemek hükmüne geçtiğinden, güya o günü yaşamamış gibi oluyor.
Üçüncüsü: Kaylûle’dir ki bu uyku sünnet-i seniyyedir. Duha vaktinden, öğleden biraz sonraya kadardır. Bu uyku, gece kıyamına sebebiyet verdiği için sünnet olmakla beraber, Ceziretü’l-Arab’da, vaktü’z-zuhur denilen şiddet-i hararet zamanında bir tatil-i eşgal, âdet-i kavmiye ve muhitiye olduğundan, o sünnet-i seniyyeyi daha ziyade kuvvetlendirmiştir. Bu uyku hem ömrü, hem rızkı tezyide medardır. Çünkü yarım saat kaylûle, iki saat gece uykusuna muadil gelir. Demek, ömrüne her gün bir buçuk saat ilâve ediyor. Rızık için çalışmak müddetine, yine bir buçuk saati, ölümün kardeşi olan uykunun elinden kurtarıp yaşatıyor ve çalışmak zamanına ilâve ediyor.
Said Nursî
Lem’alar, s.433-434, Yeni Asya Neşriyat, Haziran-2025
***
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
