İnsanın Mahiyeti
Modül Temel Bilgileri
Modül (Alt konu)
Amaçlar
Yöntem ve Teknik-Etkinlik
İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci
- “Bilse Bilse… Bilir” Oyunu
- 1. Öğretmen sınıf listesinden bir öğrenci seçer.
- 2. Seçilen öğrencinin adı noktalı kısma eklenip “İnsanın tanımını bilse bilse……. bilir.” denerek oyun başlatılır.
- 3. Seçilen öğrenci insanın tanımını tanımı verilen metne göre söyler ve aynı şekilde bir arkadaşının adını, “İnsanın tanımını bilse bilse……. bilir.” cümlesine ekler.
- 4. Öğrenciler insanın yeni bir tanımını yapamayana kadar oyun tekrarlanır.
- Görüş Geliştirme Etkinliği
- 1. Öğrenciler 5-7 kişilik gruplara ayrılır.
- 2. Öğrenciler “İnsanın tanımı nedir?” sorusunu görüş geliştirme tekniği ile tartışır.
- 3. Öğrenciler daire şeklinde dizilir.
- 4. İlk öğrenci konu ile ilgili görüşlerini gerekçeli olarak belirtir.
- 5. Diğer öğrenciler sırayla önceki görüşlere katıldıkları ve katılmadıkları noktaları da söyleyerek kendi görüşlerini ifade ederler.
- 6. Öğrenciler diğer görüşler doğrultusunda kendi görüşlerini değiştirebilirler.
- 7. Gruplar görüşlerini özet olarak raporlar.
- 8. Görüşler gruplar halinde sınıfa sunulur.
Ölçme ve Değerlendirme
İlişkili Metinler
(1) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
Hem madem gözümüzle görüyoruz ve aklımızla anlıyoruz ki:
İNSAN,
• şu kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi;
• ve hakikat-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm cihetiyle çekirdek-i aslîsi;
• ve kâinat Kur’ân’ının ayet-i kübrası;
• ve İsm-i A’zamı taşıyan Ayete’l-Kürsî’si;
• ve kâinat sarayının en mükerrem misafiri;
• ve o saraydaki sair sekenelerde tasarrufa mezun en faal memuru;
• ve kâinat şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde ve tarlasında vâridat ve sarfiyatına ve zer’ ve ekilmesine nezarete memur ve yüzer fenler ve binler sanatlarla teçhiz edilmiş en gürültülü ve mes’uliyetli nâzırı;
• ve kâinat ülkesinin arz memleketinde Padişah-ı Ezel ve Ebed’in gayet dikkat altında bir müfettişi, bir nevi halife-i arzı;
• ve cüz’î ve küllî harekâtı kaydedilen bir mutasarrıfı;
• ve sema ve arz ve cibalin kaldırmasından çekindikleri emanet-i kübrayı omuzuna alan ve önüne iki acib yol açılan, bir yolda zîhayatın en bedbahtı ve diğerinde en bahtiyarı;
• çok geniş bir ubudiyetle mükellef bir abd-i küllî;
• ve Kâinat Sultanı’nın İsm-i A’zamına mazhar ve bütün esmasına en câmi’ bir âyinesi;
• ve hitabat-ı Sübhaniyesine ve konuşmalarına en anlayışlı bir muhatab-ı hassı;
• ve kâinatın zîhayatları içinde en ziyade ihtiyaçlısı;
• ve hadsiz fakrıyla ve acziyle beraber, hadsiz maksatları ve arzuları ve nihayetsiz düşmanları ve onu inciten zararlı şeyleri bulunan bir bîçare zîhayatı;
• ve istidatça en zengini;
• ve lezzet-i hayat cihetinde en müteellimi ve lezzetleri dehşetli elemlerle âlûde;
• ve bekaya en ziyade müştak ve muhtaç ve en çok lâyık ve müstahak;
• ve devamı ve saadet-i ebediyeyi hadsiz dualarla isteyen ve yalvaran ve bütün dünya lezzetleri ona verilse, onun bekaya karşı arzusunu tatmin etmeyen;
• ve ona ihsanlar eden Zatı perestiş derecesinde seven ve sevdiren ve sevilen çok harika bir mu’cize-i kudret-i Samedâniye ve bir acube-i hilkat…
Ve kâinatı içine alan ve ebede gitmek için yaratıldığına bütün cihazat-ı insaniyesi şehadet eden…
(Şualar, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2022, s. 242)
***
(2) سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
(3) وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
1. Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
2. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
3. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)
