Duanın İnsan Psikolojisi Üzerindeki Tesiri

Modül Temel Bilgileri

Modül (Alt konu)

Duanın İnsan Psikolojisi Üzerindeki Tesiri

Amaçlar

Duanın, insanın acz ve fakrını hissederek bu hayatta kendisine bir dayanak noktası bulması üzerindeki müspet tesirini kavrar. Duanın imanın ruhu olduğunu ve insana ferahlık veren psikolojik boyutunu fark eder.

Yöntem ve Teknik-Etkinlik

Mektup Yazma: Kulun nihayetsiz acziyetini ve arzularını "Kàdıyü'l-Hâcat" olan Allah’a samimiyetle arz etme sürecini (ubudiyetin ruhunu) bireysel olarak deneyimlemek için kullanılır. Kişileştirme: Metinde geçen "nazenin bir çocuk" ve "vaveylâ eden haylaz çocuk" benzetmelerini konuşturarak, duanın insan psikolojisindeki sığınma ihtiyacını somutlaştırmak amacıyla uygulanır.

Materyal ve Teknoloji

Kalem, karton, uhu, boya kalemi, mektup kağıdı, zarf

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • Giriş
  • Derse, "Dünya kadar ağır yükleri olan bir insan, nasıl olur da sadece birkaç kelimeyle (dua ile) o yükü üzerinden atmış gibi ferahlar?" sorusuyla başlanır.
  • Metindeki "Dua eden adam bilir ki; birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir" cümlesi ekseninde duanın psikolojik güven boyutu vurgulanır.
  • Mektup Yazma Uygulaması
  • Öğrencilere, Allah’ın kalpteki her hatırayı işittiği ve her şeye gücünün yettiği (Kudret eli) hatırlatılır.
  • Öğrencilerden, kendi hayatlarındaki en büyük acziyetlerini veya en derin arzularını "Hazine-i Rahmetin Anahtarı" olan dua formunda bir mektuba dökmeleri istenir.
  • Mektuplarda; Allah’a neden ihtiyaç duyulduğu ve O’nun huzurunda hissedilen "ferah ve inşirah" (iç huzur) temaları işlenir.
  • Kişileştirme Etkinliği
  • Öğrenciler gruplara ayrılır. Gruplardan biri metindeki "nazdar ve nazenin çocuğu" (duanın terbiyesinde olan insanı), diğer grup ise "sinekten vaveylâ eden haylaz çocuğu" (kendi kuvvetine güvenen insanı) temsil eder.
  • Her grup, temsil ettiği karakterin bakış açısıyla; hayatın zorlukları karşısında neler hissettiğini, olayları nasıl yorumladığını ve ruh halini birinci ağızdan ("Ben..." diyerek) sınıfa anlatır.
  • Bu canlandırma ile duanın insanı "canavar bir hayvan" hükmünden çıkarıp "kâinatın güzel bir takvimi" mertebesine nasıl yükselttiği tartışılır.

Ölçme ve Değerlendirme

1) Boşluk doldurma
 Dua eden adam bilir ki, …………… var ki; onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona ……………. eder.
 Dua, ………………. ruhudur ve hâlis bir ………….. neticesidir.
2) Doğru yanlış
( ) Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma.
( ) Dua, imanın ruhudur.

İlişkili Metinler

بِسْــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمَـنِ
(Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.)

Dua eden adam bilir ki, birisi var ki; onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli herşeye yetişir. Bu büyük dünya hanında o yalnız değil; bir Kerim zât var, ona bakar, ünsiyet verir. Hem onun hadsiz ihtiyacatını yerine getirebilir ve onun hadsiz düşmanlarını def’edebilir bir zâtın huzurunda kendini tasavvur ederek, bir ferah, bir inşirah duyup, dünya kadar ağır bir yükü üzerinden atıp 1 الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ der.
Dua, ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünki dua eden adam, duası ile gösteriyor ki: Bütün kâinata hükmeden birisi var ki; en küçük işlerime ıttıla’ı var ve bilir, en uzak maksadlarımı yapabilir, benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyle ise; bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki, benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri o yapıyor ki, en küçük işlerimi de ondan bekliyorum, ondan istiyorum. İşte duanın verdiği hâlis tevhidin genişliğine ve gösterdiği nur-u imanın halâvet ve safîliğine bak,
2 قُلْ مَا يَعْبَؤُا بِكُمْ رَبِّى لَوْلاَ دُعَاؤُكُمْ sırrını anla ve
3 وَ قَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونِىاَسْتَجِبْ لَكُمْ fermanını dinle.
اگر نه خواهى داد ، نه دادى خواه denildiği gibi: Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.4
Mektubat, Yeni Asya Neşriyat, Nisan-2023, s. 353)
***
“Dua eden adam anlar ki: Birisi var; onun hatırat-ı kalbini işitir, herşeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına meded eder.”
İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma, ona yapış, a’lâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık. Bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını, kendi duan içine al. Bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumî gibi
5 اِيَّاكَ نَسْتَعِينُ de. Kâinatın güzel bir takvimi ol.
(Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Eylül-2024, s. 355)
***
Hem insan, nihayetsiz acziyle nihayetsiz beliyyata maruz ve hadsiz a’danın hücumuna mübtela ve nihayetsiz fakrıyla beraber nihayetsiz hacata giriftar ve nihayetsiz metalibe muhtaç olduğundan, vazife-i asliye-i fıtriyesi, imandan sonra “dua”dır. Dua ise, esas-ı ubudiyettir. Nasıl bir çocuk, eli yetişmediği bir meramını, bir arzusunu elde etmek için, ya ağlar, ya ister. Yani ya fiilî, ya kavlî lisan-ı acziyle bir dua eder. Maksuduna muvaffak olur. Öyle de: İnsan bütün zîhayat âlemi içinde nazik, nazenin, nazdar bir çocuk hükmündedir. Rahmanürrahîm’in dergâhında; ya za’f u acziyle ağlamak veya fakr u ihtiyacıyla dua etmek gerektir. Tâ ki, makasıdı ona müsahhar olsun veya teshirin şükrünü eda etsin. Yoksa bir sinekten vaveylâ eden ahmak ve haylaz bir çocuk gibi; ben kuvvetimle bu kabil-i teshir olmayan ve bin derece ondan kuvvetli olan acib şeyleri teshir ediyorum ve fikir ve tedbirimle kendime itaat ettiriyorum deyip küfran-ı nimete sapmak, insaniyetin fıtrat-ı asliyesine zıd olduğu gibi, şiddetli bir azaba kendini müstehak eder.
(Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Eylül-2024, s. 355)
***
İnsan ise, dünyaya gelişinde, her şeyi öğrenmeye muhtaç ve hayat kanunlarına cahil. Hatta yirmi senede tamamen şerâit-i hayatı öğrenemiyor. Belki âhir-i ömrüne kadar öğrenmeye muhtaç. Hem gayet âciz ve zayıf bir surette dünyaya gönderilip, bir iki senede ancak ayağa kalkabiliyor. On beş senede ancak zarar ve menfaati fark eder; hayat-ı beşeriyenin muavenetiyle ancak menfaatlerini celb ve zararlardan sakınabilir.
Demek ki, insanın vazife-i fıtriyesi taallümle tekemmüldür, dua ile ubudiyettir. Yani, “Kimin merhametiyle böyle hakîmâne idare olunuyorum? Kimin keremiyle böyle müşfikane terbiye olunuyorum? Nasıl birisinin lütuflarıyla böyle nazeninâne besleniyorum ve idare ediliyorum?” bilmektir. Ve binden ancak birisine eli yetişemediği hâcâtına dair, Kàdiü’l-Hâcât’a lisan-ı acz ve fakr ile yalvarmaktır ve istemek ve dua etmektir. Yani, aczin ve fakrın cenahlarıyla makam-ı a’lâ-i ubudiyete uçmaktır.
Demek, insan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Mahiyet ve istidat itibarıyla her şey ilme bağlıdır. Ve bütün ulûm-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu, marifetullahtır. Ve onun üssü’l-esası da iman-ı billâhtır.
Hem insan, nihayetsiz acziyle nihayetsiz beliyyata maruz ve hadsiz a’dânın hücumuna mübtelâ ve nihayetsiz fakrıyla beraber nihayetsiz hâcâta giriftar ve nihayetsiz metalibe muhtaç olduğundan, vazife-i asliye-i fıtriyesi, imandan sonra duadır. Dua ise, esas-ı ubudiyettir.
(Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Eylül-2024, s.352-353)
***

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ 6
وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ 7

1. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur (Fatiha Suresi: 2)
2. De ki: Eğer duanız olmasa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var? (Furkan Suresi: 77)
3. Rabbiniz buyurdu ki: Bana dua edin, size cevap vereyim (Mü’min Suresi: 60)
4. Ebu Nuaym, Hilyetü’l-Evliya, 3:263
5. Ancak Senden yardım isteriz (Fatiha Suresi: 5)
6. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
7. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)

Modülü İndir (PDF)

Modül No.141.pdf
Size: 193,56 KB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
Duanın İnsan psikolojisi üzerindeki Etkisi
Free
Seviye
Seviye 2
Süre 40 dakika
Konu