Namazın Önemi ve Neticeleri

Modül Temel Bilgileri

Modül (Alt konu)

Namazın Önemi ve Neticeleri

Amaçlar

Namazın ne kadar kıymettar bir ibadet olduğunu kavrar, Namazın kıymetli neticelerini bilir, namazını eksiksiz kılar.

Yöntem ve Teknik-Etkinlik

Drama tekniği, eşleştirme ve doğru yanlış etkinliği.

Materyal ve Teknoloji

Çevresindeki kıyafetleri rolüne uygun şekilde kullanır. Örnek olarak: Namaz cübbesini padişah cübbesi olarak kullanabilir.

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • Metnin konusu 5-6 dk içerisinde işlenir.
  • Drama:
  • ● Grup sayısına göre farklı gruplara ayrılır.
  • ● Grup rolleri belirlenir.
  • ● Grup üyeleri rolleri kendi aralarında paylaşır.
  • ● Öğretmen ve öğrenciler Risale-i Nur’daki kelimeleri kullanarak drama metnini oluşturur.
  • ● Oluşan metne göre canlandırması yapılır. Hakikatler kısmı da grup üyesi tarafından sonunda okunur.
  • Eşleştirme:
  • Hakim 24 saat
  • Bahtiyar hizmetkar kabir, haşr, ebed
  • Bedbaht hizmetkar mütedeyyin insan
  • 24 altın gafil insan
  • İki aylık uzaklık cennet
  • Has ve güzel bir çiftlik Rabbimiz Halıkımız
  • … …
  •  

Ölçme ve Değerlendirme

Boşluk Doldurma: (ibka, güzel, rahatı)
Her namaz kılan diğer mübah dünyevi amelleri .…... bir niyet ile ibadet hükmüne geçer.
Fani ömrünü bir cihetle ….. eder.
Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir .... vardır.
 

İlişkili Metinler

Dördüncü Söz

(1) اَلصَّلَاةُ عِمَادُ الدّ۪ينِ

Namaz ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divane ve zararlı olduğunu iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, her birisine yirmi dört altın verip, iki ay uzaklıkta, has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki:
“Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bazı şeyleri mübayaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır; hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir.”
İki hizmetkâr ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat o masraf içinde, efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki, sermayesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan, istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara mumara verip zayi eder. Bir tek altını kalır. Arkadaşı ona der:
“Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa, iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun.”
Acaba şu adam inat edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahete sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam dahi anlamaz mı?
İşte ey namazsız adam!
Ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlık’ımızdır.
O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar; diğeri gafil, namazsız insanlardır.
O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür.
O has çiftlik ise, Cennettir.
O istasyon ise, kabirdir.
O seyahat ise; kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takva kuvvetine göre o uzun yolu mütefavit derecede kat’ ederler. Bir kısım ehl-i takva, berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat’ eder. Kur’ân-ı Azîmüşşan şu hakikate iki ayetiyle işaret eder.
O bilet ise namazdır. Bir tek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder! Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse –hâlbuki kazanç ihtimali binde birdir– sonra yirmi dörtten bir malını yüzde doksan dokuz ihtimal ile kazancı musaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?
Hâlbuki namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü ahirete mal edebilir. Fânî ömrünü bir cihette ibka eder.
(Sözler, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2023, s. 35)
***

(2) سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
(3) وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

1. Namaz dinin direğidir. (Keşfü’l-Hafa, 2:3, hadis no: 1621; Tirmizî, İman: 8; İbni Mâce, Fiten: 12; Müsned, 5:231, 237.)
2. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
3. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)

Modülü İndir (PDF)

Modül No. 378.pdf
Size: 187,90 KB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
Namazın önemi ve neticeleri
Free
Seviye
Seviye 1
Süre 40 dakika
Konu