Namaz kılmanın kıymeti ve önemi

Modül Temel Bilgileri

Modül (Alt Konu)

Namaz kılmanın kıymeti ve önemi

Amaçlar

1. Namaz kılmanın değerini ve önemini kavrar. 2. Namaz kılmanın akli, kalbi, ruhi, dünyevi ve uhrevi faydalarını öğrenir.

Yöntem ve Teknik-Etkinlik

Drama Canlandırma, Tombala

Materyal ve Teknoloji

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • Etkinlik-1
  • Örnek:
  • ⮚3 öğrenciye roller verilir.
  • ⮚Metin bütün öğrencilere verilir.
  • ⮚ Rollerin canlandırılması sağlanır.
  • ⮚Öğrencilere konunun ana fikrinin ne olduğu sorulur. Gönüllü öğrencilere söz hakkı verilir. Gönüllü olmayan öğrenciler de katılımları için cesaretlendirilir.
  • ⮚Konunun ana fikri öğretmen tarafından özetlenir.
  • Etkinlik-2
  • Örnek:
  • ⮚ Metnin öğrenciler tarafından okunması sağlanır.
  • ⮚ Her öğrencinin metinden 1 soru hazırlanması istenir.
  • ⮚ Öğrenciler sorularını küçük kağıtlara yazarak öğretmende yer alan kutunun içine atar.
  • ⮚ Öğretmen listeden bir öğrenci seçer.
  • ⮚ Seçilen öğrenci torbadan bir soru çeker soruya cevap verir ve bir arkadaşının ismini söyler.
  • ⮚ O öğrenci de bir soru çekerek cevap verir ve bir arkadaşının ismini söyler.
  • ⮚ Her öğrenci bir soru çekip cevaplayana kadar oyun devam eder

Ölçme ve Değerlendirme

⮚ 5N1K öğrencilere açıklanır. Aşağıdaki sorular tahtaya yazılır.
Nedir?
Niçin kılınır?
Nasıl kılınır?
Nerede kılınır?
Ne zaman kılınır?
Kim/Kimler kılar?
⮚ Sınıf 4-5 gruba ayrılır.
⮚ 5 vakit namaz için bu soruların cevaplarını defterlerine yazmaları ve bunlardan bir kavram haritası yapmaları istenir.
 

İlişkili Metinler

DÖRDÜNCÜ SÖZ

1 اَلصَّلَاةُ عِمَادُ الدّ۪ينِ

Namaz ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divane ve zararlı olduğunu iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, her birisine yirmi dört altın verip, iki ay uzaklıkta, has ve güzel bir çiftliğine ikamet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki:
“Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki meskeninize lâzım bazı şeyleri mübayaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardır; hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir.”
İki hizmetkâr ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat o masraf içinde, efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki, sermayesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduğundan, istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara mumara verip zayi eder. Bir tek altını kalır. Arkadaşı ona der:
“Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder. Seni de tayyareye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa, iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun.”
Acaba şu adam inat edip, o tek lirasını bir define anahtarı hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefahete sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam dahi anlamaz mı?
İşte ey namazsız adam!
Ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlık’ımızdır.
O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazını şevk ile kılar; diğeri gafil, namazsız insanlardır.
O yirmi dört altın ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür.
O has çiftlik ise, Cennettir.
O istasyon ise, kabirdir.
O seyahat ise; kabre, haşre, ebede gidecek beşer yolculuğudur. Amele göre, takva kuvvetine göre o uzun yolu mütefavit derecede kat’ ederler. Bir kısım ehl-i takva, berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. Bir kısmı da, hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat’ eder. Kur’ân-ı Azîmüşşan şu hakikate iki ayetiyle işaret eder.
O bilet ise namazdır. Bir tek saat, beş vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ı akıl hareket eder! Zira bin adamın iştirak ettiği bir piyango kumarına yarı malını vermek, akıl kabul ederse –hâlbuki kazanç ihtimali binde birdir– sonra yirmi dörtten bir malını yüzde doksan dokuz ihtimal ile kazancı musaddak bir hazine-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ı akıl ve hikmet hareket ettiğini, ne kadar akıldan uzak düştüğünü kendini âkıl zanneden adam anlamaz mı?
Hâlbuki namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü ahirete mal edebilir. Fânî ömrünü bir cihette ibka eder.
(Sözler, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2025, s. 35-36)
***
DÖRDÜNCÜ İKAZ:
Ey sersem nefsim!
Acaba şu vazife-i ubudiyet neticesiz midir, ücreti az mıdır ki, sana usanç veriyor?
Halbuki bir adam sana birkaç para verse veyahut seni korkutsa, akşama kadar seni çalıştırır ve fütursuz çalışırsın.
Acaba bu misafirhane-i dünyada âciz ve fakir kalbine kut ve gına ve elbette bir menzilin olan kabrinde gıda ve ziya ve herhalde mahkemen olan Mahşer’de sened ve berat ve ister istemez üstünden geçilecek Sırat Köprüsü’nde nur ve burak olacak bir namaz, neticesiz midir veyahut ücreti az mıdır?
Bir adam sana yüz liralık bir hediye va’detse, yüz gün seni çalıştırır.
Hulfü’l-va’d edebilir o adama itimad edersin, fütursuz işlersin.
Acaba hulfü’l-va’d hakkında muhal olan bir zât, Cennet gibi bir ücreti ve saadet-i ebediye gibi bir hediyeyi sana va’d etse, pek az bir zamanda, pek güzel bir vazifede seni istihdam etse; sen hizmet etmezsen veya isteksiz, suhre gibi veya usançla, yarım yamalak hizmetinle onu va’dinde ittiham ve hediyesini istihfaf etsen, pek şiddetli bir te’dibe ve dehşetli bir tazibe müstehak olacağını düşünmüyor musun?
Dünyada hapsin korkusundan en ağır işlerde fütursuz hizmet ettiğin halde; Cehennem gibi bir haps-i ebedînin havfı, en hafif ve latîf bir hizmet için sana gayret vermiyor mu?
(Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Nisan-2023, s. 303)
***

 3 سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
4 وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

1. Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla • Namaz dinin direğidir. (Keşfü’l-Hafa, 2:3, hadis no: 1621; Tirmizî, İman: 8; İbni Mâce, Fiten: 12; Müsned, 5:231, 237.)
2. Bkz. Secde Suresi 5 ve Mearic Suresi 4. ayetler: “O, göklerden yere kadar her işi yerli yerince tedbir ve idare eder. Sonra bütün işler, sizin gününüzle bin sene kadar uzun olan kıyamet gününde Ona arz edilir.” (Secde Suresi: 5.) “Melekler ve Cebrail, elli bin sene uzunluğunda bir gün olan kıyamet gününde, Allah’ın emrini almak üzere Arşa yükselirler.” (Mearic Suresi: 4.)
3. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
4. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)

Modülü İndir (PDF)

Namaz.pdf
Size: 201,71 KB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
namaz önemi-2
Free
Seviye
Seviye 1
Süre 40 dakika
Konu