İstibdat ve Meşrutiyet Arasındaki İlişki

Modül Temel Bilgileri

Modül (Alt konu)

İstibdat ve Meşrutiyet Arasındaki İlişki

Amaçlar

İstibdat ve meşrutiyeti tanımlar, Meşrutiyetin şer’î kaynaklarını öğrenir, İstibdat ve meşrutiyetin insan ve toplum üzerindeki etkilerini açıklar, Demokratik bir yönetim nasıl bir insan modelini doğuracağını kavrar.

Yöntem ve Teknik-Etkinlik

Bu derste maddeleme ve beyin fırtınası teknikleri kullanılır.

Materyal ve Teknoloji

Sınıf veya yazı tahtası

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • Beyin Fırtınası Tekniği
  • • İstibdat ve Meşrutiyet deyince aklımıza neler geliyor?
  • Maddeleme
  • • Metin öğrencilere dağıtılır. Bir grup istibdadın özelliklerini diğer grup meşrutiyetin özelliklerini maddeler.
  • • Oluşturulan maddeler tabloya aktarılır.
  • (Not: Bu bölümde Meşrutiyet-İstibdat ile ilgili Pdf sayfasında bir tablo bulunmaktadır.)
  • Yazılan her madde, o maddeyi yazan öğrenci tarafından izah edilir. Eksik kalan yerler arkadaşları tarafından tamamlanır. En sonunda noksan kalan yerler öğretmen tarafından tamamlanır.

Ölçme ve Değerlendirme

● İstibdat ve Demokrasiye günlük hayattan örnekler verilmesi istenir.
● İstibdat ve Meşrutiyetin/Demokrasinin farklılıklarını açıklamaları istenir.

İlişkili Metinler

(1) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

Suâl: “İstibdat nedir; Meşrutiyet nedir?”
Cevap: İstibdat tahakkümdür, muamele-i keyfiyedir, kuvvete istinad ile cebirdir, rey-i vâhiddir, sû-i istimalâta gayet müsait bir zemindir, zulmün temelidir, insaniyetin mâhîsidir. Sefalet derelerinin esfel-i sâfilînine insanı tekerlendiren ve âlem-i İslâmiyeti
zillet ve sefalete düşürttüren ve ağraz ve husumeti uyandıran ve İslâmiyeti zehirlendiren, hatta her şeye sirayetle zehrini atan, o derece ihtilâfâtı beyne’l-İslâm îkà edip, Mu’tezile, Cebriye, Mürcie gibi dalâlet fırkalarını tevlid eden, istibdattır.
Evet, taklidin pederi ve istibdad-ı siyasînin veledi olan istibdad-ı ilmîdir ki, Cebriye, Râfıziye, Mu’tezile gibi İslâmiyeti müşevveş eden fırkaları tevlid etmiştir.
Suâl: “İstibdat bu derece bir semm-i kàtil olduğunu bilmezdik. Lehülhamd, parçalandı. Onu esasıyla tedavi edecek olan tiryak-ı Meşrutiyeti bize tarif et.”
Cevap: Bazı memurların ef’ali, adem-i ülfetten dolayı size yanlış ders gösterdiği ve şiddetten neş’et eden müşevveşiyetle hâl-i hazırdan fehmettiğiniz Meşrutiyeti tefsir etmeyeceğim. Belki hükûmetin hedef-i maksadı olan Meşrutiyet-i meşruayı beyan edeceğim.
İşte, Meşrutiyet (3) وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ(2) ۝ وَاَمْرُهُمْ شُورٰى بَيْنَهُمْ ayet-i kerîmelerinin tecellîsidir ve meşveret-i şer’iyedir. O vücud-u nurânînin kuvvete bedel, hayatı haktır, kalbi marifettir, lisanı muhabbettir, aklı kanundur, şahıs değildir.
Evet, Meşrutiyet hâkimiyet-i millettir; siz dahi hâkim oldunuz. Umum akvamın sebeb-i saadetidir; siz de saadete gideceksiniz. Bütün eşvak ve hissiyat-ı âliyeyi uyandırır. Uyku bes! Siz de uyanınız. İnsanı hayvanlıktan kurtarır; siz de tam insan olunuz. İslâmiyetin bahtını, Asya’nın tâliini açacaktır. Size müjde. Bizim devleti ömr-ü ebedîye mazhar eder. Milletin bekasıyla ibkà edecek; siz daha me’yus olmayınız. Bir ince tel gibi her tarafa hevâ ve hevesin tehyici ile çevrilmeye müstaid olan rey-i vâhid-i istibdadı lâyetezelzel bir demir direk gibi, lâyetefellel bir elmas kılıç gibi olan efkâr-ı âmmeye tebdil eder; siz de sefine-i Nuh gibi emniyet ediniz. Herkesi bir padişah hükmüne getiriyor; siz de hürriyetperverlikle padişah olmaya gayret ediniz. Esas-ı insaniyet olan cüz’-ü ihtiyarı temin eder, âzâd eder; siz de câmid olmaya razı olmayınız. Üç yüz milyondan ziyade ehl-i İslâm’ı bir aşiret gibi birbirine rabteder; siz de o rabıtayı muhafaza ediniz. Zira meşveret perdeyi attı; milliyet göründü, harekete geldi.
Milliyet içinde İslâmiyet ışıklandı, ihtizaza geldi. Zira milliyetimizin ruhu İslâmiyettir; hakikî ve nisbî ve izafîden mürekkeptir. Başka millete benzemiyoruz.
(Eski Said Dönemi Eserleri, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2020, s. 159-161)
***

(4) سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
(5) وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

1. Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
2. Ve işlerde onlarla istişare et (Âl-i İmran Suresi: 159)
3. Onların aralarındaki işleri istişare iledir (Şûrâ Suresi: 38)
4. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
5. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)

Modülü İndir (PDF)

Modül No. 371.pdf
Size: 171,72 KB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
İstibdat ve hürr,yet
Free
Seviye
Seviye 3
Süre 40 dakika