İhlasın Hakiki Kardeşlik İlişkisindeki Rolü

Modül Temel Bilgileri

Modül(Alt konu)

İhlasın Hakiki Kardeşlik İlişkisindeki Rolü

Amaçlar

Amellerin sadece Allah rızası için olması gerektiğini kavrar. Kardeşler arasındaki samimi ittifak ve tesanüdün ancak ihlas (yalnızca Allah rızasını esas tutmak) ile mümkün olabileceğini kavrar.

Yöntem ve Teknik Etkinlik

Drama Canlandırma: Bir olayın taklit ve canlandırma esasına dayalı olarak izleyiciler önünde yaşanarak öğrenilmesidir. Metindeki "rıza-yı İlâhî" esasını ve Nasrettin Hoca'nın "İnşallah" kıssasındaki teslimiyet vurgusunu somutlaştırmak amaçlanır. Öğrenme Galerisi: Öğrenilenlerin panolara asılması ve tüm grupların bu listeleri inceleyerek kendi eksiklerini tespit etmesidir. Metindeki fabrika çarkları, vücut azaları ve $1+1+1=111$ gibi karmaşık analojilerin topluca analiz edilmesi amaçlanır.

Materyal ve Teknoloji

Kalem, kâğıt

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • Giriş
  • Ders, metindeki "Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı" düsturuyla başlar. Bir işi Allah kabul ettikten sonra bütün dünya reddetse bile bir ehemmiyeti olmadığı, ihlasın bu hizmetin temel taşı olduğu vurgulanır.
  • Etkinlik-1
  • Drama Canlandırma Etkinliği
  • Nasrettin Hoca'nın "İnşallah" hikayesi sınıfta canlandırılır.
  • Senaryo: Hoca'nın pazara giderken "İnşallah" demeyi ihmal etmesi ve başına gelenler üzerinden, her işin merkezine "Allah'ın iradesini ve rızasını" koymanın önemi canlandırılır.
  • ● Bağlantı: Canlandırma sonrası, metindeki "Doğrudan doğruya yalnız Cenâb-ı Hakkın rızasını esas maksat yapmak" cümlesi ile drama arasındaki bağ kurulur.
  • Etkinlik-2
  • Öğrenme Galerisi Uygulaması Sınıf 4’er kişilik gruplara ayrılır. Her gruba metindeki farklı bir analoji (örnekleme) görev olarak verilir:
  • 1. Grup (Vücudun Azaları): El, göz ve dilin neden birbirine rakip olmadığını açıklar.
  • 2. Grup (Fabrika Çarkları): Çarkların birbirine tahakküm etmeden nasıl ortak maksada yürüdüğünü şemalaştırır.
  • 3. Grup (111 ve 4444 Sırrı): İhlas ile birleşen fertlerin kuvvetinin neden matematiksel toplamdan fazla olduğunu açıklar.
  • Gruplar hazırladıkları listeleri ve çizimleri sınıf panolarına asarlar. Bütün öğrenciler galeriyi gezerek diğer grupların yorumlarını inceler ve eksik kaldıkları noktaları not ederler.

Ölçme ve Değerlendirme

İlke Çıkarma
• Öğrencilerden, metindeki "Kardeşinizin noksanını ikmal etmek, kusurunu örtmek" ve "Sair kardeşlerin gözüyle de bakabilmek" ölçülerinden hareketle; arkadaşlık ilişkilerinde rekabeti ve tenkidi önleyecek iki adet "İhlas Prensibi" yazmaları istenir.
Soru-Cevap
• İhlas ile birleşen üç elif neden 3 değil de 111 kıymetini alır?
Metne göre, bir kardeşin "diğer kardeşinin gözüyle bakabilmesi" ne anlama gelir?

İlişkili Metinler

 (1) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

BİRİNCİ DÜSTURUNUZ
Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.
Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için, bu hizmette, doğrudan doğruya, yalnız Cenâb-ı Hakkın rızasını esas maksat yapmak gerektir.
İKİNCİ DÜSTURUNUZ
Bu hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde faziletfuruşluk nev’inden gıpta damarını tahrik etmemektir.
Çünkü nasıl insanın bir eli diğer eline rekabet etmez, bir gözü bir gözünü tenkit etmez, dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez. Belki birbirinin noksanını ikmal eder, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine muavenet eder. Yoksa o vücud-u insanın hayatı söner, ruhu kaçar, cismi de dağılır.
Hem nasıl ki bir fabrikanın çarkları birbiriyle rekabetkârâne uğraşmaz, birbirinin önüne tekaddüm edip tahakküm etmez, birbirinin kusurunu görerek tenkit edip, sa’ye şevkini kırıp atâlete uğratmaz. Belki bütün istidatlarıyla birbirinin hareketini umumî maksada tevcih etmek için yardım ederler; hakikî bir tesanüd, bir ittifakla gaye-i hilkatlerine yürürler. Eğer zerre miktar bir taarruz, bir tahakküm karışsa, o fabrikayı karıştıracak, neticesiz, akîm bırakacak. Fabrika sahibi de o fabrikayı bütün bütün kırıp dağıtacak.
İşte, ey Risale-i nur şakirtleri ve Kur’ân’ın hizmetkârları! Sizler ve bizler öyle bir insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı mânevînin âzâlarıyız. Ve hayat-ı ebediye içindeki saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz. Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (a.s.m.) çıkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalışan hademeleriz. Elbette, dört fertten bin yüz on bir kuvvet-i mâneviyeyi temin eden sırr-ı ihlâsı kazanmakla tesanüd ve ittihad-ı hakikîye muhtacız ve mecburuz.
Evet, üç elif ittihad etmezse, üç kıymeti var. Sırr-ı adediyet ile ittihad etse, yüz on bir kıymet alır. Dört kere dört ayrı ayrı olsa, on altı kıymeti var. Eğer sırr-ı uhuvvet ve ittihad-ı maksat ve ittifak-ı vazife ile tevafuk edip bir çizgi üstünde omuz omuza verseler, o vakit dört bin dört yüz kırk dört kuvvetinde ve kıymetinde olduğu gibi, hakikî sırr-ı ihlâs ile, on altı fedakâr kardeşlerin kıymet ve kuvvet-i mâneviyesi dört binden geçtiğine, pek çok vukuat-ı tarihiye şehadet ediyor.
Bu sırrın sırrı şudur ki: Hakikî, samimî bir ittifakta herbir fert, sair kardeşlerin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir. Güya on hakikî müttehid adamın herbiri yirmi gözle bakıyor, on akılla düşünüyor, yirmi kulakla işitiyor, yirmi elle çalışıyor bir tarzda mânevî kıymeti ve kuvvetleri vardır. HAŞİYE
(Lem’alar, s.275-276, Yeni Asya Neşriyat, Haziran-2025)
***
Evvela: Mektubun bana tesir etti. Fakat hakikati düşündüm, o teessür gitti. İşte hakikat şudur ki:
Mâbeynimizdeki münasebet ve uhuvvet inşaallah hâlis ve lillâh için olduğundan, zaman ve mekânla mukayyed olmaz. Bir şehir, bir vilâyet, bir memleket, belki küre-i arz, belki dünya, belki âlem-i vücut, iki hakikî dost için bir meclis hükmündedir. Böyle dostluk ve kardeşliğin firakı yok, hep visaldir. Fâni, mecazî, dünyevî dostluklar sahipleri, firakı düşünsün, bize ne?
(Barla Lahikası, s.298, Yeni Asya Neşriyat, Şubat-2025)
***

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

1. Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
2 HÂŞİYE: Evet sırr-ı ihlas ile samimî tesanüd ve ittihad, hadsiz menfaate medar olduğu gibi; korkulara hattâ ölüme karşı en mühim bir siper, bir nokta-i istinaddır. Çünki ölüm gelse, bir ruhu alır. Sırr-ı uhuvvet-i hakikiye ile rıza-yı İlahî yolunda, âhirete müteallik işlerde, kardeşleri adedince ruhları olduğundan biri ölse, “Diğer ruhlarım sağlam kalsınlar; zira o ruhlar her vakit sevabları bana kazandırmakla manevî bir hayatı idame ettiklerinden ben ölmüyorum.” diyerek, ölümü gülerek karşılar. “Ve o ruhlar vasıtasıyla sevab cihetinde yaşıyorum, yalnız günah cihetinde ölüyorum.” der, rahatla yatar.
3. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
4. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)

Modülü İndir (PDF)

Modül No.147.pdf
Size: 218,49 KB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
İhlasın Hakiki Kardeşlik İlişkisindeki Rolü
Free
Seviye
Seviye 2
Süre 40 dakika
Konu