Hürriyet ve İman İlişkisi

Modül Temel Bilgileri

Modül (Alt konu)

Hürriyet ve İman İlişkisi

Amaçlar

İmanla hürriyetin doğru orantılı olduğunu anlar. Allah’a hakiki kul olanın başkasına boyun eğmeyeceğini anlayarak, gerçek hürriyetin anlamını kavrar.

Yöntem ve Teknik-Etkinlik

İlke Çıkarma, Beyin Fırtınası, Slogan Yazma

Materyal ve Teknoloji

Kalem, kağıt, yazı tahtası

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • İlke Çıkarma
  • ● Hürriyetle iman ilişkisi işlenir
  • ● Öğrenciler 3-4 kişilik gruplara ayrılır.
  • ● Öğrencilerden; “Ben/Biz bu iman ve hürriyet ilişkisi konusu ışığında neler yapmalıyım/neler yapmamalıyım, nasıl düşünmeliyim/nasıl düşünmemeliyim, nasıl davranmalıyım/nasıl davranmamalıyım?” sorularının cevabı olacak şekilde, örnekleriyle birlikte kendilerine yönelik ilkeler çıkarmaları istenir.
  • ● Öğrenciler yazdıkları ilkeleri gruplar halinde okur.
  • Beyin Fırtınası
  • Bir grup insanın kısa zamanda, bir probleme çözüm getirmek ve karar vermek amacıyla hayal güçlerini ve üretici fikirlerle çözüm üretmeleridir. Beyin fırtınası hem bir problem çözme yolu hem de bir tartışma çeşididir. Bu nedenle problem çözme ve yaratıcı düşünme becerisi gerektirir.
  • Dikkat edilecekler:
  • - Beyin fırtınası oturumlarına izleyici alınmamalıdır.
  • - Süreç herhangi bir kayıt cihazına kayıt edilmemelidir.
  • - Fikirler söylendiği sırada eleştirilmemeli, alay edilmemeli, değerlendirme ve yönlendirme yapılmamalıdır.
  • - Ancak görüşlerin toplanması tamamlandıktan sonra değerlendirme yapılmalıdır.
  • - Değerlendirmeyi beraber yapmalı. Serbest, rahat ve demokratik bir ortam olmalıdır.
  • - Her türlü ilginç ve farklı fikirlerin ifade edilmesine izin verilmelidir (üretilen görüş niceliği önemlidir).
  • - Öğretmen kendi fikirlerini de söyleyerek katılımcıları (öğrencileri) yüreklendirilir.
  • - Uygulanması:
  • - Lider (öğretmen) tarafından önce problem sunulur ve bu problem yazılır/ifade edilir.
  • - Uygulamayı başlatırken, düşünceyi özgün, ilgi çekici ve dikkat toplayıcı bir şekilde sunmak üzere etkinlik, “ters beyin fırtınası” şeklinde de gerçekleştirilebilir. Örneğin, süreç “Trafik kazaları nasıl çoğaltılabilir?” şeklinde de tasarlanabilir.
  • - Öğrencilerden, kendilerine tanınan kısa süre içinde(bu süre esnek olmalı) görüşlerini belirtmeleri istenir ve bu görüşler ayırt edilmeksizin tahtaya yazılır.
  • - Süre bitince tahtaya yazılan fikirleri öğretmen, sınıfla beraber analiz edip değerlendirmeye alır(benzer fikirler birleştirilerek numaralandırılır, sıraya konulur ve gruplandırılır).
  • - Ve ortak bir sonuç çıkarılır .(en etkili fikir veya çözüm yolu belirlenir)
  • ● Öğrencilerden tahtada daire içindeki “iman, hürriyet, tekebbür ve tevazu” kelimesi ile ilgili akıllarına gelen kavramları söylemeleri istenir.
  • ● Öğretmen, öğrencilerin söyledikleri ayırt edilmeden dairenin etrafına yazar.
  • ● Tüm öğrencilerin katılımı teşvik edilir.
  • ● Söylenen kavramlar bittikten sonra, ortak noktalarına göre kategoriler altında gruplandırılır. Örneğin; “hürriyetin faydaları”, “imanın özellikleri”, “tekebbür ve tevazunun farklarıdır” vb.
  • ● Öğrencilerden tahtaya yazılan kelimelerden yararlanarak bir “hürriyet” tanımı yapmaları ve yazmaları istenir.
  • ● Öğrencilere tanımları okutulur.
  • ● Hep birlikte ortak “Hürriyet” tanımı oluşturulur ve kaydedilir/yazılır.
  •  

İlişkili Metinler

1 بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

Sual: “Nasıl hürriyet imanın hassasıdır?”
Cevap: Zira rabıta-i iman ile Sultan-ı Kâinat’a hizmetkâr olan adam, başkasına tezellül ile tenezzül etmeye ve başkasının tahakküm ve istibdadı altına girmeye izzet ve şehamet-i imaniyesi bırakmadığı gibi başkasının hürriyet ve hukukuna tecavüz etmeyi dahi şefkat-i imaniyesi bırakmaz. Evet, bir padişahın doğru bir hizmetkârı, bir çobanın tahakkümüne tezellül etmez, bir bîçareye tahakküme dahi tenezzül etmez. Demek iman ne kadar mükemmel olursa, o derece hürriyet parlar. İşte Asr-ı Saâdet…
Sual: “Bir büyük adama, bir velîye, bir şeyhe ve bir büyük âlime karşı nasıl hür olacağız? Onlar meziyetleri için bize tahakküm etmek haklarıdır. Biz onların faziletlerinin esiriyiz.”
Cevap: Velâyetin, şeyhliğin, büyüklüğün şe’ni tevazu ve mahviyettir; tekebbür ve tahakküm değildir. Demek tekebbür eden, sabiyy-i müteşeyyihtir; siz de büyük tanımayınız.
Sual: “Neden tekebbür küçüklük alâmetidir?”
Cevap: Zira her bir insan için, içinde görünecek ve onunla nâsı temaşa edecek bir mertebe-i haysiyet ve şöhret vardır. İşte o mertebe eğer kamet-i istidadından daha yüksek ise, o, o seviyede görünmek için tekebbür ile ona uzanıp tetavül ve tekebbür edecektir. Şayet kıymet ve istihkakı daha bülend ise tevazu ile takavüs edip ona eğilecektir.
(Eski Said Dönemi Eserleri, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2025, s. 179)
***
اَنْ لَا يُذَلِّلَ وَلَا يَتَذَلَّلَ ٭ مَنْ كَانَ عَبْدًا لِلّٰهِ لَا يَكُونُ عَبْدًا لِلْعِبَادِ ٭ لَا يَجْعَلْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ ٭ نَعَمْ اَلْحُرِّيَّةُ الشَّرْعِيَّةُ عَطِيَّةُ الرَّحْمٰنِ
Yani iman bunu iktiza ediyor ki:
• Tahakküm ve istibdat ile başkasını tezlil etmemek ve zillete düşürmemek… Ve zalimlere tezellül etmemek.
• Allah’a hakikî abd olan, başkalara abd olamaz.
• Birbirinizi, Allah’tan başka kendinize rab yapmayınız. Yani, Allah’ı tanımayan, her şeye, herkese, nisbetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder.
• Evet, hürriyet-i şer’iye Cenab-ı Hakkın Rahman, Rahîm tecellisiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hassasıdır.
(Eski Said Dönemi Eserleri, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2025, s. 257)
***
“Bazıları, ‘Sünnet-i Nebeviyeyi hedef-i maksat eden ittihad-ı İslâm hürriyeti tahdit eder ve levazım-ı medeniyeye münafidir’ diyorlar.”
Elcevap: Asıl mü’min hakkıyla hürdür. Sâni-i Âlem’e abd ve hizmetkâr olan, halka tezellüle tenezzül etmemek gerektir. Demek, ne kadar imana kuvvet verilse, hürriyet de o kadar kuvvet bulur.
Amma, hürriyet-i mutlak ise, vahşet-i mutlakadır, belki hayvanlıktır. Tahdid-i hürriyet dahi, insaniyet nokta-i nazarında zarurîdir.
(Eski Said Dönemi Eserleri, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2025, s. 61)
***

 2 سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
3  وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

1. Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
2. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
3.Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)

Modülü İndir (PDF)

İman-İman Hürriyet İlişkisi No.154.docx
Size: 2,70 MB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
nikola-nikolavic
Free
Seviye
Seviye 3
Süre 40 dakika
Konu