Gurur
Modül Temel Bilgileri
Modül (Alt konu)
Amaçlar
Yöntem ve Teknik-Etkinlik
Materyal ve Teknoloji
İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci
- Etkinlik-1
- Öğrencilerden içinde “tevazu”, “tahdis-i nimet”, “iftihar”, “küfran-ı nimet”, “eser-i in’am”, “müftehirane” kavramlarından bazılarının geçtiği bir anılarını yazmaları istenir.
- Öğrencilerden kağıda isimlerini yazmadan anı yazmaları istenir.
- Bu anı kendi başlarından geçebileceği gibi şahit oldukları bir olay ya da durum da olabilir, rastgele 5 tanesi seçilerek okunur.
- Okunan anılar değerlendirilir.
- Etkinlik-2
- Öğrencilerden tahtada daire içindeki “Gurur” ile ilgili akıllarına gelen kavramları söylemeleri istenir.
- Ders görevlisi, öğrencilerin söylediklerini ayırt etmeden dairenin etrafına yazar.
- Tüm öğrencilerin katılımı teşvik edilir.
- Söylenen kavramlar bittikten sonra, ortak noktalarına göre kategoriler altında gruplandırılır.
- Öğrencilerden tahtaya yazılan kelimelerden yararlanarak “gururun” tanımını yapmaları ve yazmaları istenir.
- Öğrencilerden tanımları okumaları istenir.
- Hep birlikte ortak “Gurur” ile ilgili tanım oluşturulur ve kaydedilir/yazılır.
Ölçme ve Değerlendirme
İlişkili Metinler
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ 1
Dördüncü Sebep: bazen tevazu, küfrân-ı nimeti istilzam ediyor; belki küfrân-ı nimet olur. bazen da tahdis-i nimet, iftihar olur. İkisi de zarardır. Bunun çare-i yegânesi-ki ne küfrân-ı nimet çıksın, ne de iftihar olsun-meziyet ve kemâlâtları ikrar edip, fakat temellük etmeyerek, Mün’im-i Hakikînin eser-i in’âmı olarak göstermektir.
Meselâ, nasıl ki murassâ ve müzeyyen bir elbise-i fâhireyi biri sana giydirse ve onunla çok güzelleşsen, hâlk sana dese, “Maşaallah, çok güzelsin, çok güzelleştin.” Eğer sen tevazukârâne desen, “Hâşâ, ben neyim? Hiç! Bu nedir, nerede güzellik?” O vakit küfrân-ı nimet olur ve hulleyi sana giydiren mahir san’atkâra karşı hürmetsizlik olur.
Eğer müftehirâne desen, “Evet, ben çok güzelim. Benim gibi güzel nerede var? Benim gibi birini gösteriniz.” O vakit, mağrurâne bir fahirdir.
İşte, fahirden, küfrandan kurtulmak için demeli ki: “Evet, ben güzelleştim. Fakat güzellik libasındır ve dolayısıyla libası bana giydirenindir; benim değildir.”
(Mektubat, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2025, s. 436-437)
***
Üçüncü hastalık: “Gurur”dur.
Evet, gururla, insan maddî ve mânevî kemâlât ve mehasinden mahrum kalır. Eğer gurur saikasıyla başkaların kemâlâtına tenezzül etmeyip kendi kemâlâtını kâfi ve yüksek görürse, o insan nâkıstır. Böyle insanlar, malûmat ve keşfiyatlarını daha yüksek görmekle, eslâf-ı izâmın irşadat ve keşfiyatlarından mahrum kalırlar. Ve evhama mâruz kalarak, bütün bütün çizgiden çıkarlar. Halbuki, eslâf-ı izâmın kırk günde yaptıkları bir keşfiyatı, bunlar kırk senede bulamazlar.
(Mesnevi Nuriye, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2025, s. 79)
***
Sakın, benlik ve gurura medar şeylerden çekin. Tevazu, mahviyet ve terk-i enaniyet, bu zamanda ehl-i hakikate lazım ve elzemdir. Çünkü, bu asırda en büyük tehlike benlikten ve hodfuruşluktan ileri geldiğinden, ehl-i hak ve hakikat, mahviyetkarane daima kusurunu görmek ve nefsini itham etmek gerektir.
(Emirdağ Lahikası 34. Mektub, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2025, s. 91-92)
***
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ 2
وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ 3
1. Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
2. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
3. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)
