Gıybetin Mahiyeti
Modül Temel Bilgileri
Modül (Alt konu)
Amaçlar
Yöntem ve Teknik-Etkinlik
Materyal ve Teknoloji
İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci
- Maddeleme
- Öğrenci metni okur, bilinmeyen kelimeleri bulur.
- Gıybetin olumsuzluklarını ve zararlarını maddeler halinde sıralar.
- Üç Köşe Tekniği
- Öğrenciler üç gruba ayrılarak üçgen şekilli bir oluşum oluşturur. 5 dakika süre verilir.
- Gruplardan biri gıybeti tarif eder, diğeri gıybetin zararlarını söyler bir diğeri ise hangi tür söylemlerin gıybet olmayacağını ifade eder.
- Sınıfta çıkarımlarını sözcüleriyle tebliğ ederler.
Ölçme ve Değerlendirme
İlişkili Metinler
Hâtime
Gıybet hakkındadır.
(2) بِاسْمِه۪ (1) وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪
…
Gıybet odur ki Gıybet edilen adam hâzır olsa idi ve işitse idi, kerâhet edip darılacaktı. Eğer doğru dese zaten gıybettir. Eğer yalan dese hem gıybet hem iftiradır. İki katlı çirkin bir günahtır. (3)
Gıybet, mahsus birkaç maddede caiz olabilir:
Birisi: Şekva suretinde bir vazifedar adama der, tâ yardım edip o münkeri, o kabahati ondan izale etsin ve hakkını ondan alsın.
Birisi de: Bir adam onunla teşrik-i mesai etmek ister. Senin ile meşveret eder. Sen de sırf maslahat için garazsız olarak, meşveretin hakkını eda etmek için desen: “Onun ile teşrik-i mesai etme. Çünkü zarar göreceksin.”
Birisi de: Maksadı, tahkir ve teşhir değil; belki maksadı, tarif ve tanıttırmak için dese: “O topal ve serseri adam filan yere gitti.”
Birisi de: O gıybet edilen adam fâsık-ı mütecahirdir. Yani fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyor; zulmü ile telezzüz ediyor, sıkılmayarak aşikâre bir surette işliyor.
İşte bu mahsus maddelerde garazsız ve sırf hak ve maslahat için gıybet caiz olabilir. Yoksa gıybet, nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi a’mal-i salihayı yer bitirir. Eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit (4) اَللّٰهُمَّ اغْفِرْلَنَا وَ لِمَنِ اغْتَبْنَاهُ demeli, sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse “Beni helâl et.” demeli.
(5) اَلْبَاقٖى هُوَ الْبَاقٖى
Said Nursî
(Mektubat, Yeni Asya Neşriyat, Mayıs-2025, s. 325)
***
(6) سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
(7) وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
1. Allah’ın adıyla
2. Hiçbir şey yoktur ki Onu övüp Onu tesbih etmesin (İsra Suresi: 44)
3. Müslim, Birr: 70; Ebu Davud, Edep: 35; Tirmizî, Birr: 23; Darimî, Rikak: 6; Müsned, 2:230
4. Allah’ım, bizi ve gıybet ettiğimiz kişiyi bağışla (Süyutî, Fethu’l-Kebîr, 1:84)
5. Bâkî olan yalnız Allah’tır.
6. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın (Bakara Suresi: 32.)
7. Duaları şu sözlerle sona erer: “Ezelden ebede kadar her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” (Yunus Suresi: 10.)
