Cennet hayatına dair bir sürpriz

Modül Temel Bilgileri

Modül (Alt Konu)

Cennet hayatına dair bir sürpriz

Amaçlar

Cennet hayatının nasıl olacağını öğrenir. (Akla yakınlaştırmak ve akıllada cennet hayatını görmek) Cennette bizi çok sürprizlerin beklediğine bir örnek vermek. Ruh ve Bedenin Dünyada ve Cennette nasıl yer değiştirdiğini öğrenir. "Bazı ehl-i Cennet'e, dünya kadar bir yer veriliyor, yüzbinler kasr, yüzbinler huri ihsan ediliyor." Hadisin ne mana ifade ettiğini öğrenir.

Yöntem ve Teknik-Etkinlik

Beyin fırtınası, düşün-eşleş-paylaş

Materyal ve Teknoloji

Tahta/projeksiyon, gruplara ilgili metin

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • 1. BEYİN FIRTINASI
  • Dikkat edilecekler:
  • • Beyin fırtınası oturumlarına izleyici alınmamalıdır.
  • • Süreç herhangi bir kayıt cihazına kayıt edilmemelidir.
  • • Fikirler söylendiği sırada eleştirilmemeli, alay edilmemeli, değerlendirme ve yönlendirme yapılmamalıdır.
  • • Ancak görüşlerin toplanması tamamlandıktan sonra değerlendirme yapılmalıdır.
  • • Değerlendirmeyi beraber yapmalı.
  • • Serbest, rahat ve demokratik bir ortam olmalıdır
  • • Her türlü ilginç ve farklı fikirlerin ifade edilmesine izin verilmelidir. (Üretilen görüş niceliği önemlidir)
  • • Öğretmen kendi fikirlerini de söyleyerek katılımcıları (öğrencileri) yüreklendirmeli.
  • • Uygulanması:
  • Lider (öğretmen) tarafından önce problem sunulur ve bu problem yazılır/ifade edilir. (Sizce cennet nasıl bir yerdir?)
  • • Öğrencilerden, kendilerine tanınan kısa süre içinde (bu süre esnek olmalı) görüşlerini belirtmeleri istenir ve bu görüşler ayırt edilmeksizin tahtaya yazılır.
  • • Süre bitince tahtaya yazılan fikirleri öğretmen, sınıfla beraber analiz edip değerlendirmeye alır. (Benzer fikirler birleştirilerek numaralandırılır, sıraya konulur ve gruplandırılır.)
  • • Ve ortak bir sonuç çıkarılır. (En etkili fikir veya çözüm yolu belirlenir.)
  • • Örnek:
  • Öğrencilerden tahtada daire içindeki “cennet hayatı” ile ilgili akıllarına gelen kavramları söylemeleri istenir.
  • • Öğretmen, öğrencilerin söyledikleri ayırt edilmeden dairenin etrafına yazar.
  • • Tüm öğrencilerin katılımı teşvik edilir.
  • • Söylenen kavramlar bittikten sonra, ortak noktalarına göre kategoriler altında gruplandırılır.
  • • Örneğin; “cennet hayatının nasıl olacağı”, “cennetin özellikleri” vb.
  • • Öğrencilerden tahtaya yazılan kelimelerden yararlanarak bir “cennet hayatı” tanımı yapmaları ve özelliklerini yazmaları istenir.
  • • Öğrencilere tanımları okutulur.
  • • Hep birlikte ortak “cennet hayatı” tanımı oluşturulur ve kaydedilir/yazılır.
  • 2. DÜŞÜN-EŞLEŞ-PAYLAŞ
  • • Öğrencilere bir soru, problem veya bir konu verilir.
  • • Acaba eşref-i mahlukat olan insana geniş ve ebedî bir dâr-ı saadette, beşyüz senelik bir mesafede bir mülk, yüzbinler kasr ve yüzbinler huri ihsan edilmesi mümkün olabilir mi? Ve bu ne demektir?
  • • Verilen konu üzerinde öğrenciler 1-2 dakika bireysel olarak düşünür.
  • • Bireysel düşünme tamamlanınca öğrenciler 2-3 kişilik gruplar oluşturarak aralarında tartışırlar.
  • • Grup tartışmaları bitince grup sözcüleri ulaştıkları sonucu sınıfa sunarlar.

Ölçme ve Değerlendirme

Dua Yazma
• Öğrencilerden, cennet hayatına dair öğrendikleri sürprizleri ve nimetleri düşünerek kısa bir dua yazmaları istenir.
• Öğrenciler yazdıkları duaları sınıfla paylaşır.

İlişkili Metinler

(1) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

Sual: Ehadîs-i şerifede denilmiştir ki: “Bazı ehl-i Cennet’e, dünya kadar bir yer veriliyor, yüzbinler kasır, yüzbinler huri ihsan ediliyor.” (2) Birtek adama bu kadar şeylerin ne lüzumu var, ne ihtiyacı var, nasıl olabilir ve ne demektir?
Elcevab: Eğer insan yalnız camid bir vücud olsaydı veyahut yalnız mideden ibaret nebatî bir mahluk olsaydı veyahut yalnız mukayyed, ağır ve muvakkat ve basit bir zât-ı cismaniye ve bir cism-i hayvanîden ibaret olsaydı; öyle çok kasırlara, çok hurilere lâyık ve mâlik olmazdı. Fakat insan, öyle câmi’ bir mu’cize-i kudrettir ki; hattâ şu dünya-yı fânide, şu kısa bir ömürde, şu inkişaf etmemiş bazı letaifinin ihtiyacı cihetiyle bütün dünyanın saltanatı, serveti ve lezaizi verilse belki hırsı tok olmayacaktır. Halbuki ebedî bir dâr-ı saadette, nihayetsiz istidada mâlik, nihayetsiz ihtiyaçlar lisanıyla, nihayetsiz arzular eliyle, nihayetsiz bir rahmetin kapısını çalan bir insan; elbette ehadîste beyan olunan ihsanat-ı İlahiyeye mazhariyeti makuldür ve haktır ve hakikattır. Ve şu hakikat-ı ulviyeye bir temsil dûrbîniyle rasad edeceğiz. Şöyle ki:
Bu dere bahçesi gibi, (3) HÂŞİYE şu Barla bağ ve bahçelerinin her birinin ayrı ayrı mâliki bulunduğu halde; Barla’da gıdası itibariyle ancak bir avuç yeme mâlik olan herbir kuş, herbir serçe, herbir arı “Bütün Barla’nın bağ ve bostanları, benim nüzhetgâhım ve seyrangâhımdır” diyebilir. Barla’yı zabtedip daire-i mülküne dâhil eder. Başkalarının iştiraki onun bu hükmünü bozmaz. Hem insan olan bir insan diyebilir ki: “Benim Hâlıkım bu dünyayı bana hane yapmış, güneş benim bir lâmbamdır, yıldızlar benim elektriklerimdir, yeryüzü çiçekli-miçekli halılarla serilmiş benim bir beşiğimdir” der, Allah’a şükreder. Sair mahlukatın iştiraki, onun bu hükmünü nakzetmez. Bilakis mahlukat onun hanesini tezyin eder. Hanenin müzeyyenatı hükmünde kalırlar. Acaba bu daracık dünyada, insan insaniyet itibariyle, hattâ bir kuş dahi böyle bir daire-i azîmede bir nevi tasarruf dava etse, cesîm bir nimete mazhar olsa; geniş ve ebedî bir dâr-ı saadette, ona beşyüz senelik bir mesafede bir mülk ihsan etmek, nasıl istib’ad edilebilir?
(Sürpriz Başlıyor Dikkat Lazım) (bu cümle ders hazırlayan tarafından eklenmiştir)
Hem nasıl ki şu kesafetli, karanlıklı, dar dünyada güneşin pek çok âyinelerde bir anda aynen bulunması gibi, öyle de: Nurani bir zât, bir anda çok yerlerde aynen bulunması -Onaltıncı Söz’de isbat edildiği gibi- meselâ, Hazret-i Cebrail Aleyhisselâm bin yıldızda bir anda hem Arş’ta, hem huzur-u Nebevîde, hem huzur-u İlahîde bir vakitte bulunması; hem Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın haşirde bir anda ekser etkıya-ı ümmetiyle görüşmesi ve dünyada hadsiz makamlarda bir anda tezahür etmesi ve evliyanın bir nevi garibi olan ebdalların bir vakitte çok yerlerde görünmesi ve avamın rü’yada bazan bir dakikada bir sene kadar işler görmesi ve müşahede etmesi ve herkesin kalb, ruh, hayal cihetiyle bir anda pekçok yerlerle temas edip alâkadarane bulunması, malûm ve meşhud olduğundan.. elbette nuranî, kayıdsız, geniş ve ebedî olan Cennet’te, cisimleri ruh kuvvetinde ve hıffetinde ve hayal sür’atinde olan ehl-i Cennet, bir vakitte yüzbin yerlerde bulunup yüzbin hurilerle sohbet ederek yüzbin tarzda zevk almak; o ebedî Cennet’e, o nihayetsiz rahmete lâyıktır ve Muhbir-i Sadık’ın (asm) haber verdiği gibi hak ve hakikattır. Bununla beraber, bu küçücük aklımızın terazisiyle o muazzam hakikatlar tartılmaz.
İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez.
Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez. (4)
(Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Eylül-2024, s. 566-568)
***

(5) سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
(6) وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

 

Modülü İndir (PDF)

Modül No. 176.pdf
Size: 204,11 KB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
cennet-süpriz
Free
Seviye
Seviye 2
Süre 40 dakika
Konu