Nazar (Bakış açısı ve Niyet)
Modül Temel Bilgileri
Modül (Alt Konu)
Amaçlar
• Nazar ve niyetin eşyanın mahiyetini değiştirdiğini, adi bir hareketi ibadete çevirebileceğini fark eder.
Yöntem ve Teknik-Etkinlik
• Anı Yazma: Kazanılan "güzel bakma" yetisini, öğrencinin kendi hayat tecrübesindeki olumsuz görünen ama hayırla neticelenen olaylarla bağdaştırması için uygulanır.
Materyal ve Teknoloji
İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci
- Giriş
- • Derse, "Nazar ve niyet, nasıl olur da bir günahı sevaba veya sıradan bir hareketi ibadete dönüştürebilir?" sorusuyla başlanır.
- • Metindeki "her şeyin iki ciheti olduğu" ve halka bakan cihetin, Hakka bakan ciheti gösteren "şeffaf bir cam" olması gerektiği vurgulanır.
- Münazara Uygulaması
- • Sınıf iki gruba ayrılır. Bir jüri (tarafsız dinleyici) belirlenir.
- • 1. Grup: Fırtına, yağmur, kış ve hastalık gibi hâdiselerin zâhirî, "çirkin" ve "karışık" (müşevveş) görünen yüzünü savunur.
- • 2. Grup: Aynı hâdiselerin altındaki parlak güzellikleri (baharın ihzarı, manevî çiçeklerin açması, istidatların sümbüllenmesi) "hüsn-ü bilgayr" çerçevesinde savunur.
- • Tartışma sonunda, çirkin perdesinin altında saklı olan "Hakk'a bakan cihet" jüri tarafından özetlenerek dersin ana fikrine bağlanır.
- Anı Yazma Etkinliği
- • Öğrencilerden, ilk bakışta "şer" veya "kötü" olarak algıladıkları ancak zaman geçtikçe altındaki güzelliği veya hayırlı neticeyi fark ettikleri bir hatıralarını kaleme almaları istenir.
- • Yazılan anılar arasından seçilenler metindeki "tohumların sümbüllenmesi" benzetmesiyle ilişkilendirilerek paylaşılır.
Ölçme ve Değerlendirme
İlişkili Metinler
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
اَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُ ayetinin bir sırrını izah eder.
Şöyle ki:
Her şeyde, hatta en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki her şey, her hâdise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir. Bir kısım hâdiseler var ki, zâhiri çirkin, müşevveştir. Fakat o zâhirî perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar var. Ezcümle:
Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında, nihayetsiz güzel çiçek ve muntazam nebatatın tebessümleri saklanmış. Ve güz mevsiminin haşin tahribatı, hazin firak perdeleri arkasında, tecelliyat-ı celâliye-i Sübhaniyenin mazharı olan kış hâdiselerinin tazyikinden ve tazibinden muhafaza etmek için nazdar çiçeklerin dostları olan nazenin hayvancıkları vazife-i hayattan terhis etmekle beraber, o kış perdesi altında nazenin, taze, güzel bir bahara yer ihzar etmektir. Fırtına, zelzele, veba gibi hâdiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok manevî çiçeklerin inkişafı vardır. Tohumlar gibi neşv ü nemâsız kalan birçok istidat çekirdekleri, zâhiri çirkin görünen hâdiseler yüzünden sümbüllenip güzelleşir. Güya umum inkılâblar ve küllî tahavvüller birer manevî yağmurdur.
Sözler, s.259, Yeni Asya Neşriyat, Eylül-2024
***
Mukaddeme
Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir. Burada yalnız icmalen işaret edilecektir.
Kelimelerden maksat, ‘mana-yı harfî, mana-yı ismî, niyet, nazar’dır. Şöyle ki:
Cenab-ı Hakkın masivasına, yani kâinata mana-yı harfiyle ve Onun hesabına bakmak lâzımdır. Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatadır.
Evet, her şeyin iki ciheti vardır: Bir ciheti Hakka bakar, diğer ciheti de halka bakar. Halka bakan cihet, Hakka bakan cihete tenteneli bir perde veya şeffaf bir cam parçası gibi, altında Hakka bakan cihet-i isnadı gösterecek bir perde gibi olmalıdır. Binaenaleyh, nimete bakıldığı zaman Mün’im, sanata bakıldığı zaman Sâni’, esbaba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir. Ve keza, nazar ile niyet mahiyet-i eşyayı tağyir eder; günahı sevaba, sevabı günaha kalbeder. Evet, niyet âdi bir hareketi ibadete çevirir ve gösteriş için yapılan bir ibadeti günaha kalbeder. Maddiyata esbab hesabıyla bakılırsa cehalettir, Allah hesabıyla olursa marifet-i İlâhiyedir.
Mesnevi-i Nuriye, s.64, Yeni Asya Neşriyat, Mart-2024
***
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
