İnayet Delili

Modül Temel Bilgileri

Modül (Alt konu)

İnayet Delili

Amaçlar

Kainatta her şeyin bir amaca yönelik olmasının Allah'ın varlığına delil olduğunu açıklar. Kendi üzerinde inayet delillerini düşünür.

Yöntem ve Teknik-Etkinlik

Akrostiş şiir, Düşün-Eşleş-Paylaş

Materyal ve Teknoloji

Kağıt, Kalem, Tahta

İşleniş/Öğrenme-Öğretme Süreci

  • Etkinlik-1
  • Katılımcılar sayıya göre gruplara ayrılır.
  • Metindeki kavramları kullanarak “inayet delilleri” kavramının harflerini karşılayan bir akrostiş yazılır.
  • Bir den fazla grup olursa her grup yazdığı akrostişi okur.
  • Etkinlik-2
  • Yazılan akrostiş her öğrenci tarafından incelenir.
  • Farklı gruplar varsa, akrostişler diğer gruplarla değiştirtilerek bu işlem yapılır.
  • İnayet delili ifade eden dizeler belirlenir.
  • Herkesin belirlediği dize metinle karşılaştırılır.
  • Sonuç bütün gruplarla paylaşılır.

Ölçme ve Değerlendirme

Gruplara “kainatı insanın yardımına rahmetle istihdam eden zata karşı nasıl davranmalıyız? Nelere dikkat etmeliyim? Bu bağlamda diğer mahlukata nasıl davranmalıyım?” soruları sorulur.

İlişkili Metinler

Ateşin dumana olan delâleti gibi, müessirden esere yapılan istidlâle bürhan-ı limmî denildiği gibi; dumanın ateşe olan delâleti gibi, eserden müessire olan istidlâle de bürhan-ı innî denir. Bürhan-ı innî, şüphelerden daha sâlimdir. Bu ayetin, Sâni’in vücud ve vahdetine işaret eden delillerinden biri de, inayet delilidir. Bu delil, kâinatı ve kâinatın eczasını ve envâını ihtilâlden, ihtilâftan, dağılmaktan kurtarıp, bütün hususatını intizam altına almakla kâinata hayat veren nizamdan ibarettir. Bütün maslahatların, hikmetlerin, faydaların, menfaatlerin menşei bu nizamdır. Menfaatlerden, maslahatlardan bahseden bütün âyât-ı Kur’âniye, bu nizam üzerine yürüyor ve bu nizamın tecellisine mazhardır. Binaenaleyh, bütün mesalihin, fevaidin ve menafiin mercii olan ve kâinata hayat veren bir nizam, elbette ve elbette bir nâzımın vücuduna delâlet ettiği gibi, o nâzımın kasd ve hikmetine de delâlet etmekle, kör tesadüfün vehimlerini nefyeder.

Ey İnsan!
Eğer senin fikrin, nazarın şu yüksek nizamı bulmaktan âciz ise ve istikra-i tam ile, yani umumî bir araştırmayla da o nizamı elde etmeye kàdir değilsen, insanların telâhuk-u efkâr denilen fikirlerinin birleşmesinden doğan ve nev-i beşerin havassı(duyguları) hükmünde olan fünunla kâinata bak ve sahifelerini oku ki, akılları hayrette bırakan o yüksek nizamı göresin.

Evet, kâinatın her bir nev’ine dair bir fen teşekkül etmiş veya etmektedir. Fen ise kavaid-i külliyeden ibarettir. Kaidenin külliyeti ise, nizamın yüksekliğine ve güzelliğine delâlet eder. Zira, nizamı olmayanın külliyeti olamaz. Meselâ, “Her âlimin başında beyaz bir amâme var.” Külliyetle söylenilen şu hüküm, ulema nev’inde intizamın bulunmasına bakar. Öyle ise, umumî bir teftiş neticesinde, fünun-u kevniyeden her birisi, kaidelerinin külliyeti ile, kâinatta yüksek bir nizamın bulunmasına bir delildir. Ve her bir fen, nurlu bir bürhan olup, mevcudatın silsilelerinde salkımlar gibi asılıp sallanan maslahat semerelerini ve ahvalin değişmesinde gizli olan faydaları göstermekle, Sâniin kasd ve hikmetini ilân ediyorlar. Âdeta vehim şeytanlarını tard etmek için, her bir fen birer necm-i sâkıbtır. Yani, bâtıl vehimleri delip yakan birer yıldızdırlar.
Ey Arkadaş!
O nizamı bulmak için umum kâinatı araştırmaktansa, şu misale dikkat et; matlubun hâsıl olur. Gözle görünmeyen bir mikrop, bir hayvancık, küçüklüğüyle beraber pek ince ve garip bir makine-i İlâhiyeyi hâvîdir. O makine mümkinattan olduğundan, vücud ve ademi, mütesâvîdir; illetsiz vücuda gelmesi muhaldir. O makinenin bir illetten vücuda geldiği zarurîdir. O illet ise, esbab-ı tabiiye değildir. Çünkü o makinedeki ince nizam, bir ilim ve şuurun eseridir; esbab-ı tabiiye ise ilimsiz, şuursuz, câmid şeylerdir. Akılları hayrette bırakan o ince makinenin esbab-ı tabiiyeden neş’et ettiğini iddia eden adam, esbabın her bir zerresine Eflâtun’un şuurunu, Calinos’un hikmetini îtâ etmekle beraber; o zerrat arasında bir muhaberenin de mevcut olmasını itikad etmelidir. Bu ise, öyle bir safsata ve öyle bir hurafedir ki, meşhur Sofestaîyi bile utandırıyor.

(İşârâtü’l-İ’câz, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2022, s. 168)

***

BİRİNCİSİ:

Delil-i inayet’tir ki, menafi-i eşyayı ta’dâd eden bütün âyât-ı Kur’âniye bu delile ima ve şu bürhanı tanzim ediyorlar. Bu delilin zübdesi, kâinatın nizam-ı ekmelinde riayet-i mesalih ve hikemdir. Bu ise Sâniin kasd ve hikmetini ispat; ve tesadüf vehmini ortadan nefyediyor.

MUKADDEME
Eğer, çendan her adam âlemdeki riayet-i mesalih ve intizamda istikrâ-i tam edemez ve ihata edemez. Fakat, nev-i beşerdeki telâhuk-u efkâr sayesinde, kâinatın her bir nev’ine mahsus kavaid-i külliye-i muntazamadan ibaret olan bir fen teşekkül etmiş ve etmektedir. Bununla beraber, bir emirde intizam olmazsa, hüküm külliyetiyle cereyan edemediği için, kaidenin külliyeti nev’in hüsn-ü intizamına delildir. Demek, cemi’ fünun-u ekvan, kaidelerin külliyetlerine binaen, istikrâ-i tamla nizam-ı ekmeli intâc eden birer bürhandırlar.

Evet, fünun-u kâinat bitamamiha mevcudatın silsilelerindeki halkalardan asılmış olan mesalih ve semeratı ve inkılâbât-ı ahvâlin telâfifinde saklanmış olan hikem ve fevaidi göstermekle Sâniin kasd ve hikmetine parmakla şehadet ve işaret ettikleri gibi, şeyatîn-i evhama karşı birer necm-i sâkıbdır.

[…]

TENBİH

فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ “Nazarını âleme gezdir. Hangi yerinde noksaniyeti görebilirsin? Kellâ! Gören görmez –meğer kör ola veya kasr-ı nazar illetiyle müptelâ ola.” İstersen Kur’ân’a müracaat et. Delil-i inayeti vücuh-u mümkinenin en ekmel vechiyle bulacaksın. Zira, Kur’ân kâinatta tefekküre emir verdiği gibi, fevaidi tezkâr ve nimetleri ta’dâd eder. İşte o âyât, şu bürhan-ı inayete mezâhirdir. İcmâlî budur; tut. Tafsili ise, eğer meşiet-i İlâhiye taallûk ederse, âyât-ı afakiye ve enfüsiyeyi tefsir tarikında, sema ve beşer ve arzın ilimlerine ma’kud olan Kütüb-ü Selâsede tefsir edilecektir. O vakit şu bürhan tamam-ı suretiyle sana görünecektir.

(Muhakemat, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul-2022, s. 125-127)

***
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَا إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ

Modülü İndir (PDF)

Allaha İman-İnayet Delili No.267.pdf
Size: 103,44 KB

Modül Değişiklik Önerisi Formu
Bu formu bitirebilmek için tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Yüklemek için tıklayın veya dosyayı bu alana sürükleyin.
Allaha İman-İnayet Delili
Free
Seviye
Seviye 2
Süre 40 dakika